Toplum Destekli Tarım

CSA,   genellikle şehirlere yakın kırsal alanlarda yaşayan çiftçiler ile   şehirlerde yaşayan çiftçi olmayanların bir araya gelerek partner   oldukları, üyelerle üreticilerin birlikte çalıştıkları ve lokal bazdaki   organik ürünlerin üretim ve pazarlamasının desteklendiği sosyo-ekonomik   içerikli bir organizasyondur. CSA?da çiftçiler taze sebze, meyve,   yumrulu bitkiler, et ve ilgili diğer ürünleri direkt olarak, organik   tarımı destekleyen şehirlerde yaşayan yerel topluluk üyeleri için   üretirler. CSA da çiftçiler kaliteli üretmeye, tarımsal üretimde insan   ve çevre sağlığını tehdit eden sentetik girdileri kullanmamaya ve   arazinin gelecek nesillere verimli şekilde devredilmesine özen   gösterirler. Bunun kontrolü ise, şehirde yaşayan topluluk üyelerinin   çiftlikleri istedikleri anda ziyaret etmeleri ile mümkün olmaktadır.   Topluluk üyeleri tükettikleri organik ürünlerin nereden geldiğini, nasıl   yetiştirildiğini, ürünün yetiştirildiği arazileri, yetiştiren   çiftçilerle olan bağlantıları sayesinde takip edebilmektedirler. CSA de   çiftçiler ile topluluk üyeleri arasında direkt olarak sosyal ve ekonomik   bağ vardır. Üyelerin en fazla haz aldıkları konular yöre tarımına   katkıda bulunma ve sağlıklı gıda tüketebilmeleridir.

Uygulandığı   ülkelerdeki tarihçesine bakıldığında CSA, genellikle kirletilmemiş,   aşırı ve hor kullanılmamış iyi topraklara ve iyi iklim koşullarına sahip   yörelerde, pazarlamaya nispeten az dayanıklı tarımsal ürünlerle   başlanmış ve yaygınlaşmıştır. CSA modelinin uygulanmadığı yörelerde   insanlar, gıda maddeleri ihtiyaçlarının %80?den fazlasını, binlerce km   uzaklıktaki başka yörelerden ve en önemlisi nasıl yetiştirildiğini ve   nakliyeye dayanıklılığı sağlamak amacıyla hangi işlemlerden   geçirildiğini bilmedikleri ürünlerle karşılamaktadırlar. Şehirde   yaşayanlar gıda maddeleri ihtiyaçlarını başka yörelerden karşılarken,   küçük ölçekli yöre çiftçileri ise yeter geliri sağlayamama durumuyla   karşı karşıyadırlar.

CSA,   küçük ölçekli çiftçilerin geçimini sağlamadaki zor durumu ve yörede   yaşayan çiftçi olmayanların gıda maddelerini ithal etmesi çelişkisinin   yaşandığı, birkaç Avrupa ülkesinde 1970 lerin başlarında ortaya   çıkmıştır. CSA çiftçilerin topluluk üyeleri tarafından desteklendiği,   bölgesel veya yöresel pazarların oluştuğu, taze gıda maddelerinin   sağlandığı ve topluluk üyeleri ile arazi sahipleri arasında sağlıklı   çevre, arazinin korunması, sağlıklı gıda üretimi, tabiat sevgisi vs. ye   duyarlılığın sağlandığı sistem olarak gelişmiştir.

CSA?nın Çalışma Sistemi

CSA?ların   çalışma sistemi, yöredeki toplulukların ve çiftçilerin ihtiyaçları   dikkate alınarak düzenlenmektedir. Bazı CSA?ların sadece bir üreticisi   varken, bazılarının birden fazla üreticisi olabilmektedir. ABD deki   CSA?lerin tamamı düşünüldüğünde, bazılarının üye sayısı 20 den az iken,   700 den fazla üyesi olanlar da vardır. Çoğu CSA?lar sebze   üretmektedirler, bazıları ise bal, aromatik bitkiler, çiçek, unlu   mamuller, çeşitli yumurtalar, kümes hayvanları, et, odun, hatta elişi,   bayan eşyaları, işlenmiş mamuller üretmektedirler. Çoğu CSA?larda   üreticiler ile topluluk üyeleri birlikte üretim, dağıtım, yönetim, ücret   ve organizasyon maliyetini içerecek bir bütçe planı yaparlar. Bütçe   planlaması sonucu, CSA kapsamında kaç üreticinin destekleneceği ve ürün   fiyatları belirlenir.

Topluluk   üyeleri ödemeyi peşin veya taksitli olarak yapabilmektedirler. Ürünün   sunulduğu sezonun uzunluğuna, çeşit fazlalığı ve ürünün kalitesine bağlı   olarak ödeme 150 $ ile 800 $ arasında değişebilmektedir (ABD ?de asgari   ücret 1.150 $). Bu ödeme, çiftçiler için tohum ve ekipman alımı   şeklinde olabileceği gibi, çiftçilere ilkbaharda işlerin başladığı   dönemde nakit olarak da yapılabilmektedir. Nakdi ödeme ile çiftçiler   ilkbahardaki işlerini yürütmek amacıyla borçlanmak zorunda   kalmamaktadırlar. CSA modelinin çiftçilere bahsedilen faydası yanında   topluluk üyelerine de sosyal ve ekonomik faydaları vardır. Şöyle ki, CSA   modelinde üyelerin organik ve taze sebze tüketimleri yanında tarım   hakkında bilgisi olmayan çocuklarıyla çiftçilik şartlarını görmeleri   mümkün olmaktadır.

Çiftlikler   yetiştirme sezonu süresince taze ürün sunarlar ve hatta seraları varsa   kış süresince de bu işi devam ettirirler. Çoğu CSA?lar haftada bir kez   olmak üzere toplam 10-25 hafta her üyeye ortalama 5 ile 10 kg sebze   dağıtırlar. Dolayısıyla bu sistemde haftada 5-10$ ile 2-5 kişilik bir   ailenin sebze ihtiyacı karşılanmaktadır.

Bazı   CSA üyesi çiftçiler kapı kapı dolaşarak üyelere ürünleri teslim   ederken, bazılarının şehir merkezlerinde belirlenmiş ürün teslim yerleri   vardır. Bazen üyeler, çiftliklere gidip ürünleri kendileri de   toplayabilmektedirler. Hatta sadece lokal ürünlerin satıldığı marketler   vardır. Ürünün tamamı hasat edildiğinde ise toplam hasıla üyelerin   hisseleri oranında paylaşılmaktadır. Bazı CSA?larda ürünler kutu veya   paketlere eşit miktarlarda çeşit farklılığı dikkate alınarak konulur ve   dağıtılır. Bazılarında ise ürünler ambalajsız kutularda sunulmakta,   böylece üyelerin ihtiyaçtan fazla almamaları, istedikleri ürünlerden   fazla, istemediklerinden ise az almalarına olanak verilmektedir. CSA?da,   sonbahar hasat zamanında üyelere sunulan ürün miktarları artmaktadır.   Diğer taraftan üretimin az olduğu dönemlerde ise üyeler ve çiftçiler   ürün kayıplarını ortaklaşa paylaşmaktadırlar.

CSA Modelinin Taraflara Sağladığı Faydaları Topluluk Üyelerine Sağladığı Faydalar

CSA   modelinde çiftçi ? arazi ? topluluk üyeleri arasında ortak bir bağ   oluşturulmaktadır. Üyelerin bu sistemden sağladıkları faydalar ve   sisteme katılmaktan zevk alma sebepleri şunlardır :

Üyeler;
  ? Taze, lezzetli, besleyici, yöresel ve çoğu zaman organik gıda tüketebilmektedirler,
  ? Tükettikleri gıdalarının kaynaklarını ve onların nasıl yetiştirildiğini veya nasıl beslendiklerini yakinen bilmektedirler,
  ?   Yöresel üretimi ve sürdürülebilir tarım sistemlerini uygulayanları   destekledikleri için sosyal statüde prestij sağlayabilmektedirler,
  ? Geçmişte sahip oldukları tarım tecrübelerini, ancak böyle bir modelde, çiftliklerde uygulayarak tatmin olmaktadırlar,
  ?   Yetiştiricilik ve hasat işlerine katılarak el tecrübesi kazanmakta ve   hatta hangi ürünlerin yetiştirileceğine de karar verebilmektedirler,
  ?   Çiftçiler ile sıkı sosyo-ekonomik bağ kurarak, beslenme, gıda hazırlama   ve gıda koruma hakkında edindikleri bilgileri yayınlayarak ve   seminerlerde tartışarak toplumun sağlıklı gıda temin etmesinde, önderlik   yapmanın hazzını yaşayabilmek-tedirler,
  ? Yöresel ürünlerin tercih   edilmesi için harcadıkları çabaların sonucunda oluşturulan yöresel gıda   sisteminde gıda marketlerinin evlere yakın kurulması ve ülke   ekonomisinin güçlenmesine katkılarından dolayı da toplumsal sorumluluk   hazzı yaşarlar,
  ? Çitçilerle işbirliği içerisinde çalışarak   topluluğun aktivitelerini ve yönetimini yürütecek grup liderlerini   belirleyebilmektedirler ve bu yapı bölgesel toplulukların işbirliğini ve   bağlantılarını güçlendirmektedir.
  ? Üreticilerin sürdürebilir   tarımsal uygulamalarını destekleyerek, toprağın ve suyun sürdürülebilir   kullanımını sağlayarak gelecek nesillere sağlıklı bir çevre garanti   etmektedirler.
  Üreticilere Sağladığı Faydalar
  CSA modelinde çiftçiler için aşağıdaki faydalardan söz etmek mümkündür;
  ? Üretim planları geliştirilir, yani üreticiler neyi ve ne kadar üreteceklerini ve üretme zamanlarını bilirler,
  ?   CSA?nin organizasyonu için topluluk üyeleri ile üreticilerin birlikte   çalışması, kır-kent arasında bilgi ve kültür akışı sağlamaktadır,
  ? Topluluk üyelerinin zamanında ödeme yapmalarından dolayı, çiftçiler finansman temini ve pazarlama için az zaman harcarlar,
  ?   Çiftçilerin karşılaştıkları üretim riski CSA modelinde müşteriler yani   topluluk üyeleri tarafından paylaşılmaktadır. Şöyle ki verimin düşük   olduğu sezonlarda, aile başına ödenen 30 $ kayıp fazla bir miktar   oluşturmazken, 100 aile için düşü-nülüğünde 3.000 $ bir kayıp olmaktadır   ki, bu 3.000 $?lık kayıp bir çiftçi ailesi için faaliyetin başarısını   olumsuz yönde etkileyici düzeyde bir kayıptır.
  ? CSA bir tarım   işletmesinin zenginleşmesi için uygun değilken, çiftçiler tarafından   uygun fiyattan ürün satışı, idare eder bir hayat sürdürebilme,   şehirdekilerle sosyal hayatı paylaşabilme, çevre koruma ve daha iyi   eğitim olanakları sağlama gibi avantajları sebebiyle tercih   edilmektedir.

CSA Modelinin Türkiye?de Uygulanabilirliği

Türkiye?de   tarım işletmelerinin %65?inin 50 dekardan az araziye sahip olması,   tarım kesiminde çalışanların büyük bir bölümünün yeterli gelir elde   edemeden hayatlarını düşük seviyede sürdürmelerine neden olmaktadır.   Diğer taraftan kentsel alanlarda gerek sanayi ve gerekse hizmet   sektöründe yeterince istihdam oluşturulamaması, tarım arazileri   üzerindeki nüfus baskısının devamına ve optimal işletme büyüklüğünün   oluşturulamamasına neden olmaktadır. Tarım sektöründeki bu yapısal sorun   devam ederken, aynı zamanda kırsal kesimde yaşayan ve tarımla uğraşan   çiftçilerin yeterli gelir elde etme ve yaşamsal faaliyetlerini sürdürme   mecburiyetleri devam etmektedir. Bu kapsamda, üreticilerin sahip   oldukları kıt kaynaklardan ya-rarlanarak gelirlerini arttırmak için   alternatif üretim modelleri uygulamaları önem arz etmektedir.

Kentsel   alanlarda yaşayanların ise doğal, hijyenik ve lezzetli gıda arayışları   da artan bir eğilim göstermektedir. Özellikle metropol şehirlerde gelir   düzeyi yüksek tüketicilerin bu ürünlere yönelik taleplerinin daha yüksek   olduğu bilinmektedir.

Türkiye?de   1980?li yıllara kadar nüfusun %50?sinden fazlası kırsal alanlarda   yaşamaktaydı. Şehirlere göç eden doğaya ve çiftliğe hasret duyan ve   belirli bir gelir düzeyine ulaşan bu tüketicilerin beklentilerinin   karşılanmasında CSA benzeri bir modelin uygulanabilirlik ihtimali   yüksektir. Gene Türkiye?de medya ve basın kuruluşlarında bitkisel ve   hayvansal ürünlerde aşırı girdi ve hormon kullanımının gündeme gelmesi   ve bunun insan sağlığına olumsuz etkilerinin bilinmesi gelir düzeyi   yüksek tüketicilerin organik ürünlere taleplerini arttırmaktadır. Bu   durum tüketicilerin gıdaların organik olarak yetiştirildiğinden emin   oldukları bir modele üye olma oranını yükseltecektir. Ayrıca, kentsel   alanlarda tarım alanlarının her geçen gün amaç dışı kullanımı, yeşil   alanların ve canlıların yok edilmesi insanları çevreyi korumaya duyarlı   kılmaktadır. Şehirlerdeki yoğun trafik ve gürültülü hayat insanları   kırsal alanlarda kısa süreli de olsa dinlenmeye yönlendirerek CSA   modelini motive eden başka bir faktör olmaktadır.

CSA   modelinde üyelerin çiftçilere ayni ve nakdi ödeme yapmaları, pazar   garantisi oluşturmaları ve alternatif gelir fırsatı gibi faydalar   sağlaması nedeniyle, üreticiler tarafından da kolaylıkla   benimsenebilecek bir üretim modelidir.

CSA   modelinin Türkiye için paradan çok, topluluk ihtiyaçlarının garantili   karşılanması, kırsal alanların, köy ve köylünün, toprağın ve çevrenin   öneminin algılanması, dostluk, sağlıklı gıda üretilmesi, yöresel   ekonomilerin güçlendirilmesi, çeşitliliği ve sürdürülebilir tarım   metotlarının adaptasyonu, topluluk üyelerinin eğitimi ve çiftlik   hayatının desteklenmesi gibi faydaları olacaktır.

CSA   modeli çiftlikten masaya direkt pazarlamayı ve çiftçiye adil bir geliri   sağlamaktadır. Aracılar olmadığı için bu modelde, çiftçiler alın   terinin karşılığını alırken, tüketiciler ise organik gıda maddelerini   aşırı fiyattan almak zorunda kalmamaktadırlar.

CSA   sürdürülebilir tarım uygulamalarına daha fazla şans tanıyan bir   sistemdir. Çünkü bu sistemde çoğu sebze üreten ve hayvancılık yapan CSA   üreticileri organik üretim yöntemlerini kullanırlar. Çiftçiler CSA   sisteminde işe düşük masrafla başlayabildikleri için rantabilite oranı   yüksek olmaktadır. Bu modelde, sebze ye-tiştiriciliğindeki önemli işgücü   ihtiyacı, gençlere mevsimlik iş olanağı sağlar. CSA modeli çocuklarıyla   çiftlikte yaşamayı seven bay ve bayanlar için iyi bir alternatif gelir   kaynağıdır. CSA modeli üyeler arasında işbirliğine, birlikte çalışmaya   ve hasadı paylaşmaya imkan sağlar böylece üyeler ürün kayıplarını   paylaşarak üreticinin riskini azaltırlar. Üyeler tüm hasılatı bölüşerek,   ürün arz fazlalığını önlerler. Ürünün çiftlikte veya uygun yerlerde   teslimine imkan tanımasıyla, nakliye, işleme, ve paketleme için   kullanılan enerji azalır. CSA?ler çiftçi marketleri veya manavlardan   farklı olarak, çiftçi ile müşteriler arasında tamamen farklı bir bağ   oluşturur.

Türkiye?de   kırsal kesim ile şehir hayatı arasındaki refah farkının azaltılması,   organik tarımın teşviki, küçük üreticilerin ve sürdürülebilir tarımın   desteklenmesi, yeni nesillerin köy ve köylü yaşamından, tarımdan   habersiz büyümemesi ve daha bir çok konuda ki faydaları dikkate   alınarak, ülkemizde CSA modelinin teşvik edilmesi gerekir. Bu model   özellikle başta İstanbul Ankara, İzmir ve Bursa gibi büyük şehirler   olmak üzere birçok şehirlerin yakınlarındaki üreticiler için gelir   artırıcı alternatif bir yöntem olacaktır.

www.koopkur.org.tr/pdf/koop/149.pdf


Bize Ulaşın

7/24 Canlı olarak izleyebileceğiniz Kendin Ek Kendin Ye!


   info@kendinebostan.com

   +90 505 573 83 71

   Kocagöl Sokak
       Yeşilköy Mahallesi
       Kaş / Antalya



web tasarım